İrade beyanım olarak ilan ediyorum: HDK yasaldır, meşrudur, alenidir! HDK’li olmak suç değildir!

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

BEYANDA BULUNAN:

DİLEKÇE KONUSU: Halkların Demokratik Kongresi (HDK) faaliyetlerinin açık, yasal ve meşru olduğuna; bu faaliyetlere katılmanın suç olamayacağına ilişkin açıklamalarım ve irade beyanımdır.

AÇIKLAMALAR:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir kısım soruşturma kapsamında Halkların Demokratik Kongresi’nde faaliyet yürüten ya da geçmişte yürütmüş onlarca arkadaşımız gözaltına alınmış; hukuksuz bir şekilde tutuklanarak hapsedilmiştir. İlgili soruşturma kapsamında binlerce ismin yer aldığı bir evrakın varlığı ifade edilmekte; yasal, demokratik ve meşru zeminde siyaset yürüten yurttaşların terörizmle ilişkili olduğu iddia edilerek HDK yasadışı bir oluşum olarak lanse edilmektedir. Bu durumu kabul etmiyorum!

Adalet, eşitlik, barış ve demokratik toplum mücadelesini örgütlemenin en temel hakkımız olduğuna inanan bir yurttaş olarak aşağıdaki hususları ifade ediyorum:

HDK’nin faaliyetlerinin yasal, meşru ve alenidir. HDK faaliyetleri içerisinde bulunmak ve HDK bünyesinde yer almak aşağıdaki gerekçelerle suç değildir:

1-) Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Aleni ve Meşru Zeminde Faaliyet Göstermektedir: HDK, 15 Ekim 2011’de yaklaşık 20 sol – sosyalist bileşen ve 820 delegenin katılımıyla Ankara’da kuruluşunu ilan etmiştir. Kurulduğu görkemli toplantı, kamuoyunun ve basının yoğun ilgisiyle gerçekleştirilmiştir. 14 yıldır açık ve meşru faaliyetlerini örgütleyen HDK, Genel Kurul ve benzeri etkinliklerini şehirlerin orta yerinde yurttaş katılımına ve halklara açık bir şekilde sürdürmektedir. Siyasi taleplerini ve mücadelesini alenileştirmek isteyen bir platformun “illegal” ilan edilmesi kanunların aradığı “yasadışılık” mantığına tamamen terstir. Nitekim aleniyet ve aleni faaliyet ilkesi, yasadışı faaliyet iddiasının tam tersini oluşturmaktadır. HDK 14 yıldır bünyesindeki her bir kurum ve bireyle birlikte politik iddialarını yaşamsallaştırmak için örgütlemektedir. HDK faaliyeti meşrudur, alenidir.

Onlarca kolluk personelinin bulunduğu ve kayıt yaptığı miting alanlarında, basın açıklamalarında, grevlerde, eylemlerde, kadın eylemlerinde bayrağıyla alanlarda olan; yaptığı faaliyetleri ve bileşenlerini bizzat kendi web sitesinde ilan eden bir yapının yasadışı ilan edilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. HDK, bayraklarıyla, bileşenleriyle, gönül verenleri ve dostlarıyla hayatın tam içerisindedir.

2-) Halkların Demokratik Kongresi (HDK)’nin Varlık Zemini ve Bileşenleri Yasaldır: Halkların Demokratik Kongresi, dünyada ve ülkemizde onlarca örneği olan ittifak 1- kültürünün, platform anlayışlarının ve sosyal koalisyonların önemli örneklerinden birisidir. Halkların Demokratik Kongresi’nin bütün bileşenleri – yani siyasi partiler, dernekler, vakıflar vb.- tüzel kişiliği haizdir. Kendisini oluşturan her bir bileşenin ve yurttaşın kanunen tanınan kişilikleri mevcutken, bileşimin kendisi olan HDK’nin yasadışı ilan edilmesi mümkün değildir. HDK, bu topraklarda ezilenlerin, emekçilerin, kadınların, halkların, inançların, LGBTİ+’ların kurduğu toplumsal bir ittifak, tabandan örgütlenmiş bir platformdur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.11, AİHM kararları ve Anayasa hükümleri uyarınca örgütlenme hürriyeti temel bir insan hakkıdır. Yurttaşların ve tüzel kişilerin örgütlenme hürriyeti hakkını hangi formül ya da yapıda kullanacağı kısıtlanmamış olup örgütlenme yürütenlerin özgürlük alanına bırakılmıştır. Bu bağlamda adına Kongre, Platform, Dernek, Parti ya da Bileşim denilen ortak örgütlenmeler oluşturmak uluslararası hukukta ve ulusal hukukta tanınmış bir temel haktır. HDK, bu bağlamda yasal faaliyet yürüten bileşenlerinin toplamıyla oluşmuş bir örgütlenme platformu olarak yasaldır, meşrudur. HDK’nin illegal ilan edilmesi demek örgütlenme hürriyetinin tanınmaması demektir. Türkiye’de kurulan her ittifak gibi HDK de şeklini kendisi belirlediği bir tarihsel ittifak olarak yasalara uygun kurulmuş bileşenlerinin, bireylerin toplamıdır.

3-) Halkların Demokratik Kongresi Barışı ve Halkların Eşit, Özgür, Demokratik Yaşamını Savunur! HDK’yi Hedef Almak Barışı Hedef Almaktır: İçerisinde bulunduğumuz coğrafyanın acı bir gerçeği olan şiddet ve savaş, halkların ve inançların karşısında en büyük tehdittir. Savaşa karşı barışı toplumsallaştırmak mücadelesi veren ve bu uğurda onlarca siyasi faaliyet örgütlemiş olan HDK’yi yasadışı ilan etmek mümkün değildir. Bu durum, barıştan ve savaşsız bir dünyadan yana olanların vicdanında da kabul edilemeyecektir. Bu faaliyetlerin son örneği olan 8-9 Şubat 2025 tarihli “Çözüm Barışta” konferansı İstanbul’un göbeğinde gerçekleştirilmiş; basın emekçileri, uluslararası ve ulusal katılımcılardan oluşan yüzlerce kişi tarafından başarıyla tamamlanmıştır. “Barış İçin 1 Milyon İmza” kampanyasıyla halklara barış içinde yaşam arzusunun anlatılmasını hedefleyen faaliyetler yürütülmektedir. Bu denli “barış” söylemini örgütleyen bir yapının siyasal çatışma ve yargı faaliyetlerinin hedefine oturtulması sadece HDK’yi değil barış umudunu da hedef almaktadır. HDK halkların barışını toplumsallaştırmanın örgütüdür!

4-) Yasadışı Olan Kimdir? Halkları Birbirine Kırdıranlar mı Halkların Bir Arada Yaşamını ve Mücadelesini Savunanlar mı?: Yargının siyaset tarafından araçsallaştırıldığı toplumun büyük bölümü tarafından açıkça görülmektedir. HDK üzerinden yargı sopasıyla toplumsal muhalefetin susturulması ve sindirilmesi hedeflenmekte; açlık, yoksulluk, savaş ve şiddet kol gezerken karşı çıkan bir toplumsal muhalefetin önüne geçilmek istenmektedir. Memleketin dört bir yanında emekten, halklardan, inançlardan ve eşitlikten yana bir siyaset yürüten HDK, ancak halkların bir arada yaşamına karşı olanlar tarafından hedef alınabilir. Nitekim memlekette eşit, adil ve onurlu bir yaşamı savunan milyonların örgütü olan HDK’yi yasadışı ilan etmek, ancak halkların barışını değil birbirine kırdırılmasını savunanlar tarafından gerçekleştirilebilir. HDK’nin karşısına dikilmek isteyenler HDK’yi değil, halkların bir arada onurlu yaşamının savunulması ihtimalini hedef almaktadır. En büyük yasa dışı faaliyet ise halkların eşitlik ve adalet mücadelesinin örgütünü hedef almaktır. HDK halkların bir arada yaşamının savunulması örgütüdür.

5-) HDK Dosyası Olarak Adlandırılan Soruşturma, Hukuk Cinayetidir: Başsavcılığınız tarafından yürütülen ve kamuoyuna ilan edilen çeşitli açıklamalar üzerinden görüldüğü üzere işbu soruşturma büyük bir hukuksuzluk örneğidir. HDK, tüzüğü ve programı web sitesinde ilan edilmiş; örgütlenme şekliniyse bu çerçevede aleni şekilde yürüten bir platformdur. Bilindiği üzere Türk Ceza Kanunu’nda yer alan “yasadışı örgüt üyesi olmak (TCK m.314) kapsamındaki suç, illegal ve hiyerarşik bir yapılanmaya bilerek, isteyerek dahil olup yasadışı örgüt faaliyeti çerçevesinde katı bir hiyerarşi içinde illegal faaliyetler düzenlemeyi gerekli kılar. Ancak HDK tüzüğü okunduğu zaman görüleceği üzere HDK’nin örgütlenme şekli hiyerarşik değil yatay ve tabandan gelişen bir anlayıştır. Dolayısıyla HDK’nin oluşum ve varlık şekli, TCK m.314’te düzenlenen örgüt üyeliği suçunun unsurlarının mantığına bile aykırıdır.

Ayrıca gözaltına alınan ve tutuklanan arkadaşlarımıza, toplumun orta yerinde izlenebilen, görülebilen ve duyulabilen açık siyasal faaliyetler suçlama olarak yöneltilmiştir. Milyonların örgütü olan HDK’nin toplantısına, Genel Kurulu’na, paneline katılmak suç değildir, olamaz! HDK, nasıl bir yasa dışı oluşumdur ki “gizli” olması gereken “yasadışı” faaliyetler toplumun gözü önünde yapılmaktadır? Aleniyet ilkesiyle çatıştığı oranda HDK dosyası denilen soruşturmanın koca bir hukuk cinayeti olduğu tartışmasızdır!

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda izah olunan gerekçelerle aleni, yasal, meşru faaliyetini sürdürdüğünü ilan eden HDK’nin yasadışı bir örgüt olduğunun ifade edilmesi hukuken ve vicdanen kabul edilebilir değildir. HDK, milyonlarla alanlarda bayrağını, önlüğünü, sözünü ve eylemini yansıtmaya devam etmektedir. HDK’nin varlık amacı ve misyonu, suçlama konularıyla hukuken ve fiilen uzlaşmaz tezatlıklar içermektedir.

Tüm bu açıklamalar ışığında kanuni bağlamda ve siyasal anlamda HDK’nin yasadışı bir oluşum olmadığını ilan ediyorum. HDK açık, yasal ve meşru faaliyetini örgütleyen bir platform olarak bileşenleri toplamıyla barışın örgütüdür. HDK üzerinden toplumsal muhalefeti sindirmek isteyen operasyonlara karşı örgütlenme hürriyetimizi sahipleniyoruz.

İrade beyanım olarak ilan ediyorum: HDK yasaldır, meşrudur, alenidir! HDK’li olmak suç değildir!

İlgili soruşturmaya takipsizlik kararıyla son verilmesini ve bu kapsamda tutsak edilen tüm arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını talep ediyorum.