Hrant Dink’i anıyoruz Özlemle, öfkeyle, inatla!

19.01.2016

Dokuz yıl oldu. Dokuz yıl önce 19 Ocak günü devletin bütün birimlerinin içinde olduğu bir suikastle arkadaşımız, kardeşimiz, yoldaşımız Hrant Dink’i aramızdan aldılar. 

Hrant Dink cinayetinin sorumluluğunu devletin farklı birimleri birbirinin üzerine atmaya çalıştı. Cinayetin ilk gününden itibaren böyle bu. Ama bugün artık çok iyi biliyoruz ki, Hrant Dink, devlette devamlılığın esas olduğu gösterilmek için katledildi. Çok geniş bir konsensüs oluştu, çeteleşmiş devletin tüm çete başları bu cinayetin planlanması, cinayet için gereken iklimin oluşturulması, devlet kaynak ve olanaklarının aktarılması, ideolojik açıdan uygun iklimin yaratılması için el ele verdi. Hürriyet gazetesiyle Genelkurmay, azınlıkları hedef gösteren MGK toplantılarıyla istihbarat dairesinde başkanlık yapan cemaatçi polisler, Ergenekon devletinin Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz gibi tüm popüler isimleri, dönemin İstanbul valisi, emniyet genel müdürleri, jandarma istihbarat sorumluları, Ermeni konferansını “arkadan hançerlemek” olarak şeytanlaştıran Cemil Çiçek gibi AKP’liler. Hepsi birden, devlette devamlılığın önemini gösteren bu cinayeti yaratan iklimin ve teknik planlamanın ortağı oldular. 

Cinayet anıyla ilgili ortaya çıkan yeni görüntüler, tetikçi Ogün Samast’ın tek başına olmadığını kanıtlıyor. Hrant Dink’in katillerinin davası başladığından beri sorduğumuz bir sorunun ne kadar haklı olduğu nihayet bu görüntülerle açığa çıktı. Bu soru, “Öldür diyenler kim? Öldür diyenler devletin hangi kademelerinde yer alıyordu?” sorusuydu. Bugün, bu sorunun ne kadar haklı bir soru olduğunu mahkeme de kabul etti ve Hrant Dink’in ölümünde rol alan, görevlerini kötüye kullanarak öldürülmesini engellemeyen, teşvik eden kamu görevlileri de yargılanacak. Haklarındaki suçlama mahkeme tarafından kabul edildi. Bu, dokuz yıldır aralıksız sürdürdüğümüz mücadele sayesinde gerçekleşti. Çünkü katiller de “öldür” diyenler de bir noktayı atladı: Milyonlarca insan, Hrant Dink’e sahip çıkamamanın öfkesiyle harekete geçerek, cinayeti işleyenlerin, “öldür” diyenlerin planlarını tarumar etti. Hrant Dink’i kaybettik ama yüz binlerce insan, Hrant Dink olup, Ermeni olup aktı. Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli sokaklarından, Hrant Dink’in sesi çok daha gür çıkmaya başladı, anlatmaya çalıştıklarına çok daha fazla insan kulak kesildi. 

Şimdi, Hrant Dink için, adalet için yeniden aynı yerde, vurulduğu yerde buluşacağız. Biliyoruz ki, Hrant Dink, her şeyin ötesinde barışın sesi, barışın sözcüsüydü. Hrant’ı öldüren tüm mekanizmadan hesap sormak, barış mücadelemizin de önünü açacak, barış için yükselteceğimiz her mücadele, halkların eşit koşullarda kardeşliğini inşa ettikçe Hrant Dink cinayetini de aydınlatacak. Bu yüzden, tüm yurttaşlarımızı, 19 Ocak Salı günü, katledilişinin dokuzuncu yılında saat 14.30’da Agos’un önünde buluşmaya çağırıyoruz. 

“Buradayız Ahparig-Özlemle, öfkeyle, inatla” demek için.

Hepimiz Hrant’ız hepimiz Tahir Elçi’yiz” demek için

 

 

HDK Yürütme Kurulu

19 Ocak 2016